Hakkımızda
Bir Fidanla Başlayan, Bir Ailenin Mirasına Dönüşen Hikâye..
Her hikâyenin bir başlangıcı vardır.
Bizim hikâyemiz, 1999 yılında anne ve babamızın ilk zeytin fidanlarını toprakla buluşturmasıyla başladı.
O yıl, hayatımızın en büyük sevinçlerinden biriyle en büyük acısı aynı zamana denk geldi. İlk zeytin fidanlarımızı toprağa ektiğimiz yıl annemizi kaybettik.
Geride kalan babamız, hem ailesine hem de toprağa tutundu.
İlk gün dikilen yaklaşık 100 zeytin fidanı, onun yıllar süren emeği, sabrı ve sevgisiyle büyüdü. Babamız, çocuklarına nasıl özenle baktıysa zeytin ağaçlarına da aynı özeni gösterdi.
On yıl içerisinde yüz fidanla başlayan bu yolculuk, bin 350 zeytin ağacına ulaştı.
Ama aslında büyüyen yalnızca bizim zeytinliğimiz değildi. Bir Zeytinlikten daha fazlasıydı..
Babamız, zeytin ağacının yalnızca bizim geleceğimiz değil, köyümüzün de geleceği olduğuna inanıyordu.
Kendi bahçelerimizde yetiştirdiği zeytin fidanlarıyla yetinmedi, köyümüzde ve çevre köylerde insanların zeytin ağacıyla tanışmasına öncülük etti.
Yıllarca tütün yetiştirilen toprakların zamanla zeytin bahçelerine dönüşmesine vesile oldu.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, onun yalnızca bir zeytinlik kurmadığını görüyoruz.
Bir köyün üretim kültürünün değişmesine, toprağın yeniden şekillenmesine ve yeni bir geleceğin kurulmasına katkı sağladı.Belki de en büyük mirası buydu.
Her yıl büyüyen zeytin ağaçlarımız, artan hasadımız ve zeytinyağı üretimimizle yıllar içinde emeğin doğal sonucu olarak 2018 yılında yeni bir döneme girdi.
Markamızın yerel, sıcak, doğduğumuz topraklara Ege'mizin ruhunu taşıyan kültürümüze ait bir duyguyu vermesi adına 2018 yılında, yıllardır ailemizin emeğiyle büyüyen zeytinlerden elde ettiğimiz zeytinyağını buluşturma fikri doğdu. Böylece butik markamız Bizimefe Efe Oliveoil hayat buldu.
Bazı isimler yalnızca bir kelime değildir. Onlar bir coğrafyanın ruhunu, bir kültürün zarafetini toprağın asaletini taşır. Bizimefe, Ege'nin yüz yıllardır süregelen özgün karakterinden doğdu.
"Bizim" çünkü bu topraklar bizimdir.
"Efe" çünkü Ege'nin ruhu her zaman dimdik ve onurludur.
Ümit Tavaş'ın vizyonuyla şekillenen Bizimefe, doğduğumuz coğrafyaya duyulan en seçkin selamdır.
Bizimefe’yi yalnızca bir zeytinyağı markası olarak değil, ailemizin geçmişinden geleceğe uzanan hikâyesinin bir parçası olarak gördük.
Az, öz ve sağlıklı markamız büyürken bizim için bir soru her zaman önemini korudu:
Nasıl bir zeytinyağı üretmek istiyoruz?
Cevabımız zamanla daha da netleşti: Daha fazla üretmek yerine daha doğru üretmek.
Daha çok ürün sunmak yerine az, öz ve sağlıklı gıda üretmek.
Ümit Tavaş’ın sağlıklı gıdaya verdiği önem, üretimdeki titizliği ve doğaya duyduğu saygı, bizi farklı bir üretim anlayışını benimsemeye yöneltti.
Üretim modelimizi doğaya ve insana saygılı bir anlayış üzerine kurduk.
Pestisit, (yabancı ot-böcek ilacı) kullanmadan, susuz tarım anlayışıyla, toprağın doğal dengesini korumaya özen göstererek üretim yapıyoruz.
Bizim için bu yalnızca bir üretim yöntemi değil; verdiğimiz bir sözdür; az, öz ve sağlıklı gıda üretmek.
Ve bu üretim anlayışından asla vazgeçmemek.
Zeytinliklerimiz Denizli-Muğla sınırında, yaklaşık 920 metre rakımda yer alıyor.
Bölgemiz; yoğun sanayiden, büyük ulaşım akslarından ve nüfus yoğunluğundan uzak, dört bir yanı milyonlarca ağaçla çevrili, oksijeni bol ve kendine özgü bir coğrafyaya sahip.
Bu yüksek rakımın ve temiz coğrafyanın zeytinlerimize kattığı karakteri önemsiyoruz.
Bizim için zeytin, yalnızca bir tarım ürünü değil; toprağın, iklimin, havanın ve insan emeğinin birlikte oluşturduğu doğal bir değerdir.
Bu nedenle zeytinlerimizi erken hasat döneminde özenle topluyor ve zeytinin doğal karakterini korumaya odaklanıyoruz.
Bugün elimizde yalnızca 1999 yılında dikilmiş zeytin ağaçları yok.
Bir annenin hatırası,bir babanın ömrünü adadığı emek, ailemizin ortak hayali, bir köyün değişen kaderi ve gelecek nesillere bırakmak istediğimiz üretim anlayışımız var.
Bizimefe’nin hedefi hiçbir zaman büyük bir endüstriyel marka olmak olmadı.
Biz butik bir üreticiyiz ve böyle kalmak istiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki gücümüz, çok üretmekten değil, ürettiğimiz her ürüne aynı özeni gösterebilmekten geliyor.
İnsanların “Bizimefe” dediğin de aklına; temiz gıda,sağlıklı üretim,doğaya saygı, güven ve gerçek zeytinyağı gelmesini istiyoruz.
Bu nedenle bugün olduğu gibi yarın da aynı yolda yürüyeceğiz.
Kızılcaağaç Zeytinyağı Bizimefe Efe Oliveoil’in yanında, bu topraklarla olan bağımızı taşıyan ikinci markamız da var.
Üretim yaptığımız köyümüzün adını yaşatmak için Kızılcaağaç Zeytinyağı markasını da tescil ettirdik.
Marka bizim için yalnızca bir isim değil. İsmin arkasında atalarımızın mirası topraklarımız, aile, hikâye ve emek var.
Bizimefe 1999’da toprağa bırakılan ilk fidanla başladı.
Bugün hâlâ aynı toprağın başındayız.
Aynı heyecanla.
Aynı inançla.
Ve aynı sözle; daha çok değil, daha iyi.
Az, öz ve sağlıklı gıda.
Toprağa saygıyla, geçmişimizin mirasıyla, geleceğe olan sorumluluğumuzla.
Bizimefe Efe Oliveoil bir fidanla başlayan hikâyenin, sofralara uzanan hali..